Kemik Erimesi / Osteoporoz

Osteoporoz ülkemizde halk arasında "kemik erimesi" olarak da adlandırılan bir kemik hastalığıdır. Osteoporoz kemiğin yoğunluğunda azalma, kemik kitlesinde azalma, kemiğin mikro yapısında bozulma, kemiğin dayanma gücünde azalma ve daha kırılgan hale gelmesi ile karakterizedir. Normal kemik dokusunda sürekli ve dengeli bir yıkım ve yapım döngüsü söz konusudur. Bu dengenin yıkım lehinde bozulması sonucu osteoporoz ortaya çıkar. Omurlar, kalça (femur kemiği) ve el bileği osteoporoza bağlı kırıkların en sık izlendiği bölgelerdir.

Ortalama yaşam ömrünün artmasına paralel olarak osteoporoz sıklığı da giderek artmaktadır. Kadınlarda daha sık görülmekle birlikte her iki cinsiyeti de ilgilendiren bir problemdir.

Osteoporoz yıllarca hiçbir bulgu ya da yakınma oluşturmaksızın yani fark edilmeden sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Sıklıkla ilk bulgu ağrılı bir kırıktır. Bazen sessiz kırıklarda izlenebilir ancak genel olarak osteoporoza bağlı kırık oluştuğunda ortaya çıkan, temel yakınma ağrıdır.
Omurlarda olan kırıklarda sıklıkla düşme ya da travma öyküsü yoktur. Omur kırıklarında genellikle kırık bölgesinde orta hatta her iki yana yayılan keskin ve şiddetli bir bel ya da sırt ağrısı izlenir. Tipik olarak ağrı aktivite ile artar. Ağrı haftalar içinde azalmakla beraber aylarca devam edebilir. Kronik dönemde boyda kısalma, omurga deformiteleri, duruş bozuklukları, kronik bel ve sırt ağrıları izlenebilir. Kalça ve el bilek-ön kol kırıkları genellikle düşme sonucu ortaya çıkarlar. Bazen çok basit bir düşme ya da travma (düşük enerjili) bu kırıklara sebep olur. Kalça kırıklarında genellikle cerrahi onarım gerekir. Hastanın uzun süreli yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bu durum ciddi ek sağlık sorunlarına yol açmakta ve özellikle kırık sonrası ilk yıl içinde hastaların yaklaşık %20'si kaybedilmektedir.

Kemik Erimesi Fizyo Plus Ulus Istanbul

-

Normal kemik yoğunluğu doğumdan sonra tüm çocukluk boyunca artar ve genellikle 25 yaş civarında en yüksek düzeye ulaşır. Bu dönemde ne kadar güçlü bir kemik yapısına ulaşılırsa ilerleyen yaşlarda osteoporoz gelişme riski o kadar az olacaktır. Çocukluk ve gençlik döneminde beslenme ve spor kemik kütlesinin artışına önemli katkı sağlar. 35 yaşından sonra her iki cinste de yılda ortalama %0,3- 0,5 oranında kemik yoğunluk kaybı gerçekleşir.Kemik oluşumu için kalsiyum ve fosfat iki temel mineraldir. Eğer vücuda yeterli kalsiyum girişi olmazsa kemik dokusu zayıflar ve daha kırılgan hale gelir. Osteoporozun en önemli nedeni kadınlarda östrojen erkeklerde ise androjen hormonlarının eksikliğidir. Kadınlarda menapoz sonrası düşen östrojen seviyelerine bağlı hızlanan kemik kaybı kadınlardaki osteoporozun en önemli sebebidir ve postmenapozal osteoporoz olarak adlandırılır. Kadınlar menapoz sonrası ilk 5-10 yıl içinde yılda %2-4 toplamda %25-30 kemik yoğunluk kaybına maruz kalırlar.

 

Kemik Erimesi Fizyo Plus Ulus Istanbul

Osteoporoz gelişimi için risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kadın cinsiyet
  • İnce ve narin fiziksel yapı (minyon tip)
  • Yaş
  • Beyaz ırk
  • Ailede osteoporoz ve kırık öyküsü varlığı, özgeçmişinde kırık öyküsü varlığı
  • Östrojen seviyelerinin düşük olması (menapoz sonrası dönem, erken menapoz, geç menarş, adet düzensizliği ve/veya yokluğu..)
  • Doğum yapmamış olmak
  • Erkeklerde testosteron düşüklüğü
  • Sigara kullanmak
  • Beslenme bozuklukları
  • Kalsiyum alımında yetersizlik
  • Bazı ilaçların sürekli kullanımı (kortizon, fenitoin…)
  • Bazı hastalıklar (Çölyak hastalığı, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım bronşiale, hiperparatiroidi, hipertiroidi, inflamatuvar barsak hastalığı, böbrek taşı, romatoid artrit, kanser vs)

Osteoporoz Tedavisi
Temel hedef kemik kaybının azaltılması, kemik yoğunluğunun ve kemiğin gücünün arttırılması yoluyla kırıkların önlenmesi ya da riskin azaltılmasıdır. Öncelikle kırık riskinin belirlenmesi gerekir. Bunun için doktor hastanın kemik yoğunluk ölçümü ile beraber kişiye ait risk faktörlerini değerlendirerek bir tedavi planı çizer.

Osteoporoz (kemik erimesi) tedavisi sadece ilaç tedavisinden ibaret olmayıp yaşam biçimindeki değişiklikler, diyet değişiklikleri ve bazı koruyucu önlemleri de içeren çok yönlü bir tedavi gerektirir. Osteoporozun önlenmesi ve tedavisi için:
- Fiziksel aktivite ve egzersiz programına başlanmalıdır.
- Hastanın düşmelerinin engellenmesi için bazı önlemler alınmalıdır.
- Yeterli ve uygun beslenmeyi sağlayacak diyet değişiklikleri düzenlenmelidir.
- Kalsiyum ve D vitamini yeterli alınmalı gerekli ise ilaçlarla takviye edilmelidir.
- Gerekli ise ilaç tedavisi eklenmelidir. (Kemik kaybını azaltan ve/veya kemik gücünü arttıran ilaçlar)

Bu tedaviler sırasında genellikle 1-2 yılda bir kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve diğer bazı testler yapılarak osteoporozdaki değişiklikler, tedavinin ne kadar faydalı olduğu izlenir.